Altın piyasasında haftanın ilk işlem gününde dalgalı bir başlangıç ardından görece sakin bir seyir öne çıktı. Sabah saatlerinde gelen sert satışların ardından kayıplar büyük ölçüde telafi edildi ve fiyatlar tekrar dengelenme eğilimine girdi.
Dolar endeksindeki zayıflama, değerli metalde görülen toparlanmayı destekleyen temel unsurlardan biri oldu. Öte yandan yatırımcılar, ABD ile İran arasındaki tıkanan barış görüşmelerinde yeniden hareketlenme olup olmayacağını yakından izliyor.
Spot altın, seansın erken bölümünde yüzde 0,8’e varan düşüş kaydetmesinin ardından ons başına 4.707,75 dolar civarında yatay bir görünüm sergiledi. Geçtiğimiz hafta ise altın, dört haftalık yükseliş serisini noktalayarak yaklaşık yüzde 2,5 oranında değer kaybetmişti.
Vadeli piyasada da benzer bir tablo söz konusu. Haziran vadeli ABD altın kontratları, gün içinde yüzde 0,4 gerileyerek ons başına 4.720,50 dolar seviyesine indi. Böylece hem spot hem vadeli tarafta yatırımcıların temkinli duruşu öne çıkmaya devam etti.
Külçe altına destek veren önemli faktörlerden biri, doların zayıflayan görünümü oldu. Kur tarafındaki geri çekilme, faiz getirmeyen varlıklar arasında yer alan altını göreli olarak daha cazip hale getirdi.
Jeopolitik cephede ise Orta Doğu kaynaklı gelişmeler fiyatlamalarda etkili olmayı sürdürüyor. İran’ın, Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ABD’ye, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve savaşın sona erdirilmesine yönelik yeni bir teklif sunduğuna ilişkin haberler, piyasaların gündemine yerleşti.
Capital.com kıdemli finansal piyasa analisti Kyle Rodda, yaptığı değerlendirmede önümüzdeki günlerde ABD-İran görüşmelerinde ilerleme sağlanıp sağlanmayacağının altın fiyatları açısından belirleyici olacağını vurguladı. Bu açıklama, jeopolitik manşet akışının kısa vadede altın için ana yön gösterici olabileceğine işaret ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu yaptığı açıklamada, İran’ın iki aydır devam eden savaşı bitirmek için müzakere etmek istemesi halinde kendisini telefonla arayabileceğini söyledi ve ülkenin hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olamayacağını kesin bir dille yineledi.
Bununla birlikte Trump, Cumartesi günü, İran savaşında arabulucu rolü üstlenen Pakistan’a gitmesi planlanan iki ABD’li temsilcinin ziyaretini iptal etti. Bu adım, piyasalar tarafından barış ihtimaline yönelik umutları bir miktar zayıflatan bir gelişme olarak okundu.
Tıkanan barış görüşmeleri, Orta Doğu’dan yapılan enerji ihracatında aksaklık riskini gündemde tutuyor. Bu durum petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonu tetikleyebileceği endişeleri de güçleniyor.
Yükselen petrol fiyatları, özellikle ulaşım ve üretim maliyetlerini artırarak fiyatlar genel seviyesine yukarı yönlü baskı yapabilir. Enflasyondaki olası hızlanma, merkez bankalarının faiz oranlarını uzun süre yüksek tutma ya da yeni artışlar yapma ihtimalini gündeme getirebilir.
Altın, uzun zamandır enflasyona karşı bir güvenli liman olarak görülse de, yüksek faiz ortamı getiri sunan tahvil ve benzeri araçları daha cazip kılarak değerli metalin çekiciliğini sınırlayabiliyor. Bu ikili dinamik, altın üzerinde karmaşık bir etki yaratıyor.
Piyasalarda gözler şimdi ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Çarşamba günü açıklayacağı faiz kararına çevrilmiş durumda. Yatırımcılar, karar metni ve sonrasındaki iletişimde, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkilerine ne ölçüde vurgu yapılacağını dikkatle izleyecek.
Kyle Rodda’ya göre, Fed’in açıklamalarında yılın geri kalanında faizleri mevcut seviyede tutabileceğine dair güçlü sinyaller vermesi, altın için ya destekleyici bir unsur olabilir ya da daha şahin bir tonla birlikte fiyatlar üzerinde baskı yaratabilir. Bu nedenle, Fed toplantısı altın yatırımcıları açısından kritik önem taşıyor.
Diğer değerli metallerde de karışık bir tablo göze çarpıyor. Spot gümüş, gün içinde yüzde 0,3 azalışla ons başına 75,44 dolara gerilerken; platin yüzde 0,1’lik hafif bir artışla ons başına 2.013,15 dolar seviyesine yükseldi. Paladyum ise yüzde 0,6 düşüş kaydederek ons başına 1.487,45 dolara indi.
Özetle, altın fiyatları jeopolitik riskler, doların seyri ve Fed beklentileri arasında sıkışmış durumda. Yatırımcılar kısa vadede veri akışı ve haber manşetlerini dikkatle takip ederken, orta vadede enflasyon görünümü ve faiz patikasının altın için yön tayin edici olmaya devam etmesi bekleniyor.
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.