Küresel altın ticaretinin en büyük aktörlerinden biri olan Hindistan, bu yıl beklenmedik bir bürokratik tıkanma ve vergi belirsizliği nedeniyle adeta altın sıkışması yaşıyor. İthalat izinlerindeki gecikme, hem iç piyasada fiziki altına erişimi zorlaştırdı hem de fiyatların uluslararası seviyelerden önemli ölçüde kopmasına yol açtı.
Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’na bağlı Dış Ticaret Genel Müdürlüğü (DGFT), her mali yıl başında yenilediği altın ve gümüş ithalat yetki listesini bu yıl zamanında güncellemedi. Bu gecikme, bankalar ve ithalatçılar için ciddi bir belirsizlik yaratırken, ülke genelinde fiziki altın akışını neredeyse durma noktasına getirdi.
Altın Priminde 11 Haftanın Zirvesi
İthalat kanallarının tıkanması, iç piyasada arzı sınırlayıp fiyatlar üzerinde güçlü bir baskı oluşturdu. Geçtiğimiz hafta 4 dolar iskontoyla işlem gören fiziki altın, bu hafta itibarıyla ons başına 15 dolar prime yükseldi. Böylece, 7 Şubat’tan bu yana görülen en yüksek prim seviyesi kaydedilmiş oldu.
Bu tablo, Hindistan’da altın bulmanın zorlaştığını ve talepkâr alıcıların uluslararası fiyatın oldukça üzerinde ödeme yapmak zorunda kaldığını gösteriyor. Özellikle kuyumcular, rafineriler ve büyük yatırımcılar için maliyetler hızla artmış durumda.
Altın Primi Neyi İfade Ediyor?
Altın piyasasında “prim”, altının dünya borsalarında oluşan ons fiyatı ile fiziki teslimat için ödenen nihai fiyat arasındaki farkı anlatır. Yani, uluslararası piyasada ons fiyatı 4.700 dolar iken, Hindistan’da aynı ons altını fiilen teslim almak için 4.715 dolar ödeniyorsa, aradaki 15 dolarlık fark altın primidir.
Bu fark, arz sıkışıklığı, vergi yapısı, lojistik maliyetler ve düzenleyici engeller gibi unsurlardan etkilenir. Mevcut durumda Hindistan’daki prim artışı, özellikle bürokratik gecikmeler ve ithalat izinlerindeki belirsizlik nedeniyle olağanüstü düzeylere çıkmış görünüyor.
Gümrüklerde Bekleyen Altın ve Gümüş Yığını
Yetkilendirme listesinin güncellenmemesi sadece fiyatları değil, fiziksel akışı da vurdu. Piyasa kaynaklarına göre, Hindistan gümrüklerinde şu anda 5 tondan fazla altın ve yaklaşık 8 ton gümüş çekilemeden bekliyor.
Bu varlıklar, kağıt üzerinde ülkeye girmiş görünse de, fiilen piyasaya sunulamadığı için içerdeki arz açığını büyütüyor. Tam da bu nedenle, gümrük kapılarında biriken her yeni sevkiyat, primlerin daha da artma riskini beraberinde getiriyor.
Bankaların Temkinli Tutumu ve Vergi Belirsizliği
Hindistan Merkez Bankası (RBI) tarafından yetkilendirilen 15 banka, altın ve gümüş ithalatında kilit rol oynuyor. Ancak DGFT’nin yeni listeyi ve uygulanacak vergi rejimini henüz netleştirmemesi, bu bankaları yeni sipariş açmaktan caydırıyor.
Vergi oranlarında ve yetkilendirme koşullarında ne tür değişiklikler olabileceği kestirilemediği için, bankalar risk almak istemiyor. Resmi bildiri yayımlanana kadar birçok kurum, hem yeni alım yapmaktan hem de uzun vadeli kontratlara girmekten uzak durmayı tercih ediyor. Bu bekle-gör stratejisi, piyasanın tıkanmasını daha da derinleştiriyor.
Festival Sonrası Talepte Sükûnet
Hindistan’da altın talebinin geleneksel olarak zirve yaptığı Akshaya Tritiya festivalinin ardından, iç piyasada doğal bir yavaşlama eğilimi de gözleniyor. Festival döneminde yoğun şekilde alım yapan tüketiciler, fiyatlardaki sıçrama nedeniyle şu an daha temkinli.
Ülkede 10 gram altın yaklaşık 151 bin rupi seviyesinde işlem görüyor. Birçok analiste göre, hanehalkının yeniden güçlü alıma dönmesi için fiyatların 150 bin rupi eşiğinin altına gerilemesi gerekiyor. Aksi halde, talep bir süre daha baskılanmış kalabilir.
Çin’de Güçlü İştah, Küresel Piyasada Dalgalı Görünüm
Hindistan’daki durağanlığa karşın, dünyanın en büyük altın tüketicilerinden Çin’de fiziki talep canlılığını koruyor. Artan alımlar nedeniyle Çin piyasasında altın primleri, ons başına 9–12 dolar bandına yükselmiş durumda.
Küresel cephede ise tablo daha karmaşık. Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler ve yüksek seyreden petrol fiyatlarının enflasyon baskısını artırması, altını son dört haftada yukarı taşıyan ana faktörler arasındaydı. Ancak geldiğimiz noktada, bu yükselişin ardından dalgalı bir geri çekilme eğilimi gözleniyor.
Hindistan’daki bürokratik sıkışma ile Çin’deki canlı talep birlikte değerlendirildiğinde, fiziki piyasa ile vadeli işlemler piyasası arasındaki fiyat farklarının bir süre daha yüksek seyretmesi olası görünüyor. Yatırımcılar için, sadece ons fiyatını değil, ülke bazlı primleri ve yerel düzenleme risklerini de yakından izlemek, bu dönemde her zamankinden daha kritik hale gelmiş durumda.
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.