Altın piyasası, son günlerde sert dalgalanmalar yaşadıktan sonra yeniden toparlanma sinyalleri veriyor. Hafta ortasında ons fiyatı 4 bin 510 dolar ile son bir ayın en düşük seviyesine gerilerken, ertesi gün gelen alımlarla birlikte yönünü tekrar yukarı çevirdi. Yazım anında ons altın, günlük yaklaşık yüzde 1,67 oranında primle 4 bin 620 dolar civarında işlem görüyor.
Buna rağmen, kıymetli metalin üst üste ikinci ayını da kayıpla tamamlama olasılığı yüksek görünüyor. Kısa vadeli toparlanmaya karşın hem faiz görünümü hem de enflasyon beklentileri, altının uzun vadeli performansı üzerinde baskı kurmaya devam ediyor.
Altın Fiyatlarında Dolar Endeksinin Rolü
Altındaki hareketin ana belirleyicilerinden biri yine ABD doları oldu. Doların altı büyük para birimi karşısındaki gücünü gösteren dolar endeksi (DXY), yaklaşık yüzde 0,68 gerileyerek 98,28 seviyesine indi. Bu zayıflama, altının kısa vadede kayıplarını telafi etmesine destek verdi.

Son dönemde fiyatlamalarda, klasik makroekonomik verilerden çok doların yönü öne çıkıyor. Ortadoğu kaynaklı riskler ve küresel belirsizlikler varlığını korurken, yatırımcılar güvenli liman arayışında altına dönmekle dolar arasındaki hassas dengeyi yakından izliyor.
Ortadoğu Gerilimi ve Hürmüz Boğazı Üzerindeki Baskı
Ortadoğu’daki tansiyon, enerji piyasaları üzerinden küresel ekonomiyi etkilemeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yeni bir nükleer anlaşmaya varılana dek deniz ablukasının süreceğini duyurdu. Aynı zamanda, enerji arzının kesintiye uğramaması için Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli biçimde açılmasına yönelik yeni bir plan üzerinde çalışıldığını söyledi.

İran ile yaşanan gerilimin kısa vadede yatışmaması ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik, petrol fiyatlarının yüksek kalmasına yol açıyor. Yüksek enerji maliyetleri, enflasyon beklentilerini artırırken merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek seviyelerde tutacağı endişesini de güçlendiriyor. Bu tablo, bir yandan altına yönelik güvenli liman talebini desteklerken, diğer yandan yüksek faiz kanalıyla baskı yaratıyor.
Fed’in Faiz Kararı ve Altın Üzerindeki Etkisi
Faiz oranlarının yüksek seyretmesi, getirisi olmayan bir varlık olan altın için genellikle dezavantajlı bir ortam yaratıyor. ABD Merkez Bankası (Fed), son toplantısında piyasa beklentilerine paralel şekilde politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit bıraktı.

Karar süreci, 8’e karşı 4 oyla onaylanarak 1992’den bu yana en yüksek muhalif sayısına ulaşıldığını gösterdi. Guvernör Stephen Miran, 25 baz puanlık bir faiz indirimini savunurken; üç bölgesel Fed başkanı mevcut sıkı duruşun korunmasından yana oy kullandı. Fed Başkanı Jerome Powell, Ortadoğu’daki gerginliğin ekonomik görünümde belirsizliği artırdığını ve yüksek enerji maliyetlerinin kısa vadede enflasyonu yukarı çekebileceğini vurguladı.
Powell, buna rağmen mevcut para politikasının “bekle-gör” stratejisi için uygun olduğunu belirtti. Piyasa fiyatlamaları, Fed’in 2026 boyunca faizleri değiştirmeyeceği yönünde yoğunlaşırken, CME Group FedWatch verilerine göre 2027 Nisan ayına kadar yeni bir faiz artışı olasılığı bir haftada yüzde 0,8’den yüzde 23,8’e çıktı. Bu beklenti, altının orta-uzun vadeli yükseliş potansiyelini sınırlayan en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
ABD Ekonomisinden Gelen Veriler ve Enflasyon Görünümü
ABD ekonomisi 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda yüzde 2 büyüme kaydetti. Bu oran, önceki çeyrekteki yüzde 0,5’lik performansın üzerinde olsa da piyasa beklentisi olan yüzde 2,3’ün gerisinde kaldı. Büyümenin görece zayıf kalması, Fed’in sıkı para politikasını ne kadar daha sürdüreceği sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Enflasyon tarafında ise kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, mart ayında aylık yüzde 0,7 artarak 2022’den bu yana en güçlü yükselişini gerçekleştirdi. Fed’in yakından izlediği çekirdek PCE endeksi ise aylık bazda yüzde 0,3 artışla tahminlere paralel geldi. Enflasyon göstergelerinin canlı kalması, faizlerin uzun süre yüksek kalacağı algısını pekiştirerek altın için karmaşık bir zemin oluşturuyor.
Teknik Görünüm: Destek ve Direnç Seviyeleri
Teknik açıdan bakıldığında, altın fiyatlarının 4 saatlik grafiklerde önemli hareketli ortalamaların altında seyretmesi, genel eğilimin aşağı yönlü olduğunu işaret ediyor. Kısa vadede öne çıkan ilk direnç seviyesi 4 bin 684 dolar olarak öne çıkarken, 4 bin 500 dolar bandı kritik destek bölgesi konumunda bulunuyor.
Genel tablo, dolar endeksindeki geri çekilmenin altına geçici bir rahatlama sağladığını; ancak yüksek faiz beklentileri ve süregelen enflasyon baskılarının kıymetli metalin uzun vadeli yükseliş potansiyelini sınırlamaya devam ettiğini gösteriyor. Yatırımcıların hem jeopolitik gelişmeleri hem de Fed’in olası politika değişikliklerini yakından izleyerek pozisyonlarını buna göre güncellemeleri kritik önem taşıyor.
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.