Altın, ocak ayında ons başına 5.405 dolar ile tarihinin en yüksek seviyesine ulaştıktan sonra yaklaşık yüzde 15 gerileyerek 4.612 dolar civarında işlem görmeye başladı. Bu düzeltmeye rağmen değerli metal, yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 42’lik kayda değer bir yükselişi hâlâ koruyor.
Fiyatlardaki geri çekilmede, İran Savaşı sonrasında artan enflasyon kaygıları ve buna bağlı olarak güçlenen faiz artışı beklentileri etkili oldu. Bu unsurların yarattığı belirsizlik, yatırımcıların altındaki kâr realizasyonunu hızlandırırken, geleceğe dönük senaryoları da daha kritik hale getirdi.
Citi’nin Kısa Vadeli Altın Stratejisi
Citi analisti Kenny Hu ve ekibi, altın için 3 aylık fiyat hedefini ons başına 5.000 dolar seviyesine yükseltti. Banka, bu daha iyimser kısa vadeli tahminini özellikle artan jeopolitik gerilimler, fiziki altın piyasasında yaşanan arz kısıtları ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bağımsızlığına yönelik belirsizliklerle gerekçelendiriyor.
Analize göre, jeopolitik riskler ve arz yönlü baskılar devam ettiği müddetçe altın, kısa vadede güvenli liman talebinden beslenmeye devam edebilir. Bu çerçevede Citi, önümüzdeki birkaç ayda altın fiyatlarında yeniden yukarı yönlü bir hareket potansiyelinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Orta Vadede Daha Dengeli ve Temkinli Bakış
Citi, 6 ila 12 aylık görünümde ise daha ihtiyatlı bir duruş benimsiyor ve pozisyonunu “nötrden düşüşe meyilli” olarak tanımlıyor. Bankaya göre altın, dramatik bir çöküş yaşamak zorunda olmasa da mevcut seviyelerin çok üzerinde kalıcı bir yükseliş yakalamakta zorlanabilir.
Raporda, son dönemde altını yukarı taşıyan risk unsurlarının kalıcı bir yapıya bürünmemesi halinde, rallinin sürdürülebilirliğinin ciddi şekilde sorgulanacağı belirtiliyor. Bu çerçevede Citi, yatırımcıların orta vadede daha seçici ve temkinli hareket etmesini öneriyor.
İki Ana Senaryo: Baz ve Boğa Görünümü
Citi’nin değerlendirmesi, altın için iki temel senaryo etrafında şekilleniyor ve bu senaryolara belirli olasılıklar atfediliyor.
- Baz senaryo (yaklaşık yüzde 50 olasılık): ABD ekonomisinin görece istikrar kazanması, risk iştahının artması ve güvenli liman talebinin zayıflaması durumunda altın talebi de kademeli olarak gerileyebilir. Bu durumda fiyatların ons başına 3.000 doların orta seviyelerine doğru çekilmesi mümkün görülüyor.
- Boğa senaryosu (yaklaşık yüzde 30 olasılık): Küresel servetin daha yoğun biçimde altına yönelmesi ve maden arzının bu artan talebi karşılamakta yetersiz kalması halinde, altın fiyatlarının 2027 sonuna kadar 6.000 dolar seviyelerine ulaşabileceği öngörülüyor.
Citi, dünya genelinde hanehalkı varlıkları içinde altının payının ortalama yüzde 3,5 civarında seyrettiğini, bu oranın yüzde 5 seviyesine yükselmesinin ise arz tarafında önemli bir baskı yaratacağını vurguluyor. Böyle bir baskı, boğa senaryosunu destekleyen ana mekanizmalardan biri olarak öne çıkıyor.
Diğer Büyük Kurumlarla Karşılaştırmalı Bakış
Citi’nin altın konusundaki yaklaşımı, Wall Street’in bazı büyük oyuncularına kıyasla daha ölçülü ve temkinli bir çerçeve sunuyor. JPMorgan, altını portföyler için “en güçlü yatırım teması” olarak ön plana çıkarırken; Goldman Sachs ve Deutsche Bank gibi kurumlar da daha agresif fiyat hedefleri paylaşıyor.
Buna karşılık Citi, altındaki yükseliş trendinin anlamlı şekilde sürmesi için, küresel ölçekte makro risklerin ve belirsizliklerin daha da artması gerektiğini savunuyor. Bu nedenle banka, kısa vadede yukarı yönlü potansiyeli kabul etmekle birlikte, orta vadede daha dengeli ve risk odaklı bir yaklaşımın benimsenmesini öne çıkarıyor.

Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.